Biliyormuydunuz?


VOB ‘ta, Borsa’da, Hisse senetlerinde, Forex’te, Dolar’da, Euro’da, Altın’da, Petrol’de işlem yapan yani her ne piyasa olursa olsun aktif  Trade eden veya etmiş olan kişilerin başından geçen ilginç tecrübeler, ciddi ya da komik hikayeler, yaşanmışlıklar veya bir başkasınında bilmesini istediğimiz her türlü faydalı bilgi ve belgenin yazılıp yayınlanabileceği, gerekli bir bölüm olduğunu düşünerek burayı aktif ettim. Lütfen bunu yaptığıma pişman etmeden paylaşalım. Soru sorarak bir şeyler kapma çabasından ziyade, okuyarak var olanlardan öğrenmeye ve bilinenlerin burada herkesle paylaşıldığı bir bölüm olsun istedim. Buraya yazacağınız her mesaj, önce site yönetimi tarafından içerik kontrolünden geçirilecek ve uygun bulunur ise yayınlanacaktır. Ayrıca sitemizde bulunan diğer başlıklarımızda da defaten belirtmiş olduğumuz gibi, küfür, hakaret, mesnetsiz saldırı, ürün veya hizmeti kötüleyici metinler, bir birine sataşma vesaire gibi mesajlar içeriyor ve kanunen bir yaptırımı gerektirecek halde ise, gereğinin sonuna kadar yapılacağından hiç şüpheniz olmasın.

Burada tek amaç ELİT bir paylaşım’ın olmasıdır. Tüm yorum ve paylaşımlarınız için şimdiden teşekkür eder, bol bereketli ve sağlık içinde  günler, yıllar dilerim.

—————————————————————–

İlk girişi ben yapayım ve çook uzun zaman önce, inanın şimdi hatırlayamadığım ancak MSN adresimde kayıtlı bir dostumuz’un bana göndermiş olduğu ve okuduğumda çok hoşuma gittiğinden şu güne kadar arşivleyip sakladığım hoş bir yazıyı paylaşayım. Kaynağını bende tam bilmemek ile birlikte, bana gönderdiğindeki hali ile aşağıda yayımlıyorum. Dikkatlice  Okumanızı Tavsiye ederim.

—————————————————————–

Trade etmeye soyunan her 10 kişiden 8′nin hiç para kazanamadığı tahmin edilmektedir. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre ABD’de trader ların %75′i iki yıl içinde her şeylerini kaybetmektedirler. Bu insanı hayrete düşüren bir başarısızlık oranı, ama daha da şaşırtıcı olanı ise, bu başarısızlık oranının neredeyse 150 yıldır değişmemesidir.

İflas eden trader oranında en önemli olgu, zamandan bağımsız olarak bu oranın sabit kalmasıdır.
Halbuki traderlar zaman içerisinde çok daha gelişkin koşullara sahip oldular. Artık traderlar kompleks TA(Teknik Analiz) programlarıyla, sofistike bilgisayar sistemleriyle, 1 sn. de ekrana gelen dünyadaki tüm piyasaların verileriyle işlem yapmaktadırlar. Tüm bu avantajlarına rağmen büyük oranda trader kaybetmekte ve iflas etmektedir. Dolayısıyla problem, teknolojideki gelişimi tradinglerine eklemlemelerinden çok daha derindedir. Neden traderların büyük çoğunluğunun kaybettiklerinin cevabı sanki pandora kutusunu açmaya benzer. Oysaki nedenler çoğunlukla çok basittir.

İnsanlar trade etmeye ilk başladıklarında iki yoldan birini izlerler.

İlk grup sadece neyi takip
ettiğine odaklanır ya da bir çok kaynaktan tüyolar, ipuçları yakalamaya çalışır. Tahmin edileceği
gibi bu gruptakiler uzun süre kalıcı olamazlar.

İkinci grup ise biraz daha sofistikedir. Onlar Holy
Grail’i ( piyasalarda başarınızın sürekli ve kesin olmasını sağlayan indikatör) aramaya girişirler.

Oysa ki bu sihirli indikatör hiç varolmamıştır ve bu traderler bu beyhude arayış için kendilerini paralar dururlar. Kimi traderlar yeni TA paketleri alırlar ya da bulmaya çalışırlar, kimileri internette son çıkan indikatörü bulmak için saatler harcar veya bilgisayarın rengini değiştirerek başarı şansını arttıracaklarına inanırlar. Gerçekte olması gereken bu tarz bir ‘Holy Grail’ ve sistem oluşturma arayışının traderın zamanının en fazla %10 unu almasıdır. Oysaki pek çok trader tüm enerjilerini sistem oluşturmaya odaklanarak harcamakta, özellikle de entry (giriş) sinyallere odaklanmaktadır. Oysaki ‘alım sinyali’ trading sistemlerinin küçük bir parçası hatta çoğu zaman önemsiz bir parçasıdır. Bi çoğunuz alım sinyali için söylediklerimi kabullenmiyorsunuzdur, ancak aşağıda yazacaklarımı okuyarak karar verin. Eğer piyasalarda tamamen tesadüfi hareket ediyorsanız başarı şansınız %50 dir, yani ikiye bir beklentiniz vardır. Kaybettiğiniz her bir dolara karşı 2 dolar kazanmalısınız ki tradinge devam edebilesiniz. ‘The Turtles’ diye tanınan bir grup e-trader, sistemleri sadece %30 başarı ile oluşmasına rağmen dünyanın en başarılı traderlarından oluşmuşlardır. Eğer inanmıyorsanız basit bir hesapla dediklerimi sınayabilirsiniz, 10.000 dolarla başlayıp ilk işleminizde %10 kaybedip bir sonraki işlemde %20 kazandığınızı
varsayarsak bu işlemi defalarca tekrarlarsanız hesabınızın ne kadar ne kadar büyük boyutlara ulaştığını göreceksiniz. Bu basit yaklaşımın gösterdiği gibi alım noktası, bizim başarımızı belirleyen bir unsur değildir.
Trader ne kazanacağına karar vermelidir, kaç kere haklı çıkacağına değil. Çünkü doğru çıkmanın ne kadar kazanacağınızla çok ta fazla ilgisi yoktur. Buna rağmen traderların çoğu giriş-alım noktasına saplantılıdır, sürekli oraya odaklanmışlardır, her biri ümitsiz bir haklı çıkma gayreti içindedir. Bu durum, traderın egosunun pençesine düştüğünün bir sinyali, yokoluşa sürüklendiğinin erken uyarılarıdır. Sistem oluşturma entry sinyalinin çok ötesindedir. Mekanik trading sisteminin özü, sistemin beklenti kavramının oluşturulmasıdır. Yani her bir işlemde ne kazanabileceğinize karşın her bir işlemde ne kaybedeceğiniz…Hangi sıklıkta işlem yaptığınız da sistemde yer tutar. Eğer çok büyük bir beklentiniz varsa, sistem örneğin senede 1 kez sinyal üretebilir. Son olarak satım kriteriniz nedir? Pozisyona girmek kolaydır diğer yandan çıkış-satım noktanız sizin kazanacağınız parayı belirler. Şu son derece açık olmalıdır, sistem dizaynı sihirli bir sistem arayışından çok daha ötesi, piyasalarda kalıcı olmak için kapsamlı bir yaklaşım oluşturma çabasıdır. Halbuki saydığım sistem oluşturma özellikleriniz’in trading zırhınızın sadece küçük bir kısmını oluşturur. Başarılı olmanızın ANA kriteri para yönetimi ve psikolojidir. Kendi adıma kesinlikle eminim ki, trading finansal bir unsurdan çok psikolojik bir çabadır. Traderların bir çok sebep için sistem oluşturmaya odaklanırlar. Tüm teknik analiz programları alım-satım sinyali oluşturmanın ötesinde fazla bir şey içermezler, çünkü durum ‘ideal’ indikatörü ararken manipüleyi çok olanaklı kılar. Bunun ne kadar anlamsız olduğunu görmek için fibonacci sayılarını ele alalım. Pek çok trader indikatörlerinde default olarak bu sayıları kullanır, halbuki 13 günlük HO nasıl 12 ya da 14 günlükten daha muhteşem sonuçlar üretebilir ki? Böyle yaparak traderler piyasaların gizemini kavrayarak, mutlaka keşfetmek zorunda hissettikleri piyasa sırlarına vakıf olabileceklerini sanırlar. Traderların alım sinyaline konsantre olmalarının ikinci nedeni ise daha önceden de belirttiğim gibi haklı çıkma kaygılarından kaynaklanır. Bilindiği gibi hepimiz egoya sahibiz ve aldığımız tüm kararlarda bu duygusal dürtüyle etkileniriz. Yanlış sonuçlanan pozisyonların, haklı çıkılanlardan
daha fazla olacağı gerçeği ile kalmak bizim için cidden zordur, oysaki olan hep te budur. Örnek olsun diye, giriş sinyallerinde en çok kullanılan yöntemlerden hareketli ortalamalarda doğru pozisyon alma oranı %50 nin altındadır. Bu yüzden de bizi her zaman haklı çıkaracak bir sitem arayışıyla bu dengesizliği aşmaya gayret ederiz. Ve böylece bu trading gerçeği nedeniyle traderler kendi egolarını besler, korur ve büyütürler.
Traderların giriş sinyali için pek çok beyhude saatler harcamasının üçüncü nedeni ise mükemmel girişlerin kontrol ve hakimiyet sağlayacağı yanılsamasıdır. Traderların her nasılsa giriş sinyalinin onlara piyasaları kontrol etme ve yenme hakimiyeti sağlayacağını düşünürler. Bu durum sayısal lotoda kimi özel numaraları, rastgele seçilmiş numaraları kullanmaya tercih etmelerine benzetebiliriz. Halbuki sayısal lotoda seçilmiş özel numaralar ya da rastgele numaralar da kullansanız kazanma şansınız eşittir. Yaklaşık aynı gerçek, hareketli ortalamalarınızda gün sayılarını seçerken ister fibonacci sayılarını ister diğerlerini kullanarak göreceğiniz gibi, sizin trading teki başarı ya da kayıp oranınızı değiştirmez, değiştiremez.  Sizlerde bir trading sistemi oluşturmanın anlamsız olduğu gibi bir düşünce oluşturmak istemiyorum, elbette traderların bir giriş sinyali formuna ihtiyaçları vardır. Oluşan trendleri saptamaya, hangi koşullarda girerek ne tür beklentilerimiz olmalı gibi analizlere ihtiyacımız olduğu da bir gerçektir. Fakat salt giriş sinyaline odaklanarak, sistemin diğer kompleks unsurlarını ve çok önemli
para yönetimi ve trading psikolojisini es geçmek, gözardı etmek, önemsememek en büyük hatadır. Uzun verimli başarılı trader olmanın bu en önemli iki unsurunu artık traderlar anlamaya başlamalıdır. Bu unsurları yok sayarak salt ‘Holy Grail’ arayışına konsantre olmak, kesinlikle sizi de hiç para kazanamayan %80 nin arasına katacaktır.

Kaynak.: Chris Tate

Bir Teknik Analistin Düşmanları ise aşağıdakilerdir.
1)Duygusallık,
2)Grafikte var olanı değil alt benlikte var olanı görmek,
3)Sistemi Dışında hareket etmek,
4)Sonuçlarla değil sebeplerle ilgilenmek,
5)Hatalarından ders almamak,
6)Sat sinyalinin aynı zamanda alma sinyalide olduğunu unutmak,
7)Al sinyalinin aynı zamanda tut sinyalide olduğunu unutmak

———————————————————————————————-

Yorumlar

"Biliyormuydunuz?" için 4 yorum

  1. Nuran tarafından 03 Ocak 2010 06:10 tarihinde 

    Bu yazı çok güzeldi. Sanki beni anlatmış.
    Birde aklımdayken Tüm yatırımcıların ortak ihtiyacı olan haftalık ekonomik veriler, beklentiler ve açıklanma tarihleri ile ilgili faydalı bir link vereyim. http://www.forexprostr.com/economic-calendar/ 3yıldızlı olanlar en önemli veri setleridir. Belirtilen saatlerde paritelerde veya bizim gibi borsa ve vob piyasalarında çok aşırı yukarı aşağı oynamalar, agresif tepkiler görüldüğünü unutmayın.!

  2. muhendis tarafından 23 Ocak 2010 02:39 tarihinde 

    mühendis yeni mezun olmuş, şantiyede ilk işi. şef gelir derki “sahada şu kısıma grobeton dökülecek, bu işi sen yaptır”
    bizim mühendis yeni mezun, yerinde duramıyor, tüm dinamikleri tavanda, 4 yıllık zorlu tahsilden sonra ilk meyvesini verecek. bir heyecan işe koyulur;
    hemen betonarme kitapları açılır beton sınıflarına bakılır,
    akabinde malzeme bilgisi kitapları açılır hangi malzemeyi ne oranda kullanacak bakılır,
    şantiye yönetimi kitapları kurcalanır bu işi kaç kişi yapacak hesaplanır, şantiye araçlarına göz atılır hangi araçlar gerekli ona bakılır,
    ardından teknik resim notları bulunur kalıp nasıl çakılacak araştırılır…. araştırırda araştırır fakat nerden başlayacak bilemez. bir gün geçer başlamaz, iki gün geçer başlamaz, derken 3. gün şef gelir ve bakarki daha iş başlamamış. ve o gün o genç mühendise üniversitede öğretilmeyen o değerli kaynağı öğretir.

    “AT GÖZLÜĞÜ”
    şef derki ” at gözlüğünü takmaz isen başarmaya odaklığın işi başarmak bir yana, ona başlayamazsın bile. önce at gözlüğünü tak!! ve devam eder,
    sen ne yapacaksın?
    -beton dökeceksin.
    ne betonu dökeceksin?
    -grobeton,
    gro beton ne işe yarar?
    -tesviye betonudur, taşıyıcılığı yoktur zemini düzeltmeye yarar.
    ozaman minimum beton malzemesi yeterlimi?
    -evet yeterli
    ozaman git kitaptan grobeton malzeme miktarlarına bak ve buraya getirt.
    ve işe başla!! ama AT GÖZLÜĞÜNÜ meslek hayatın boyunca çıkartma!!!”

    evet mühendisin başvurduğu tüm kaynaklar, tüm notlar ve o güzelim 4 yıl bir işe yaramaz. ama amaca ulaşmadaki rehber anlamlandıramadığı şekilde at gözlüğü olur.

    aslında hernedense insanoğlu hedefine oturtuğu bir eylemi yapmaya çalışırken o eylemin çıtasını yükseltmeyide ikinci bir görevmiş gibi algılar ve hatta bir süre sonra farkında olmadan amaç değişir ve birde bakarsınki yapmak istediğin işten çoktan uzaklaşmıssın.

    işte ben bir süre yapmaya çalıştığım ve bıraktığımda yapmak istediklerimden fazlasıyla uzaklaştığımı hissettiğim trade/vob vs vs eyleminde tıpkı yuklarıdaki genç adam gibi at gözlüğümü takmayı unuttum. amaç vobda işlem yapmak iken birde bakmışımki ;
    indikator nedir? açıklanan veriler nasıl etki eder? borsanın saatleri değişmelimi? kaldıraç oranı ne olmalı? vs vs..
    tabi bunları öğrenirken sermaye çoktan eridi. peki ne oldu?
    aslında reel olarak para kaybetmişken ne yapmamam gerktiğini öğrendim. evet tıpki aşağıdaki gibi;
    bilim adamına “yahu bu deneyi 99 defa yaptın yanlış oldu, 100. seferde doğru oldu. 99 deney boşa gitti ” derler;
    bilim adamıda derki “100. deneyde, deneyin 1 defada nasıl doğru sonuçlanacağını, diğer 99 deneyde ise deneyin 99 farklı şekilde nasıl doğru sonuçlandırılamayacağını öğrendim”.
    işte insan bir süre sonra öğreniyor, araştırıyor ve buluyor. fakat hayat bir deney laboratuvarı değil ve bu işte (vob) deney konusu değil. işte bunu görmemi sağlayanda ne makaleler nede kitaplar yalnızca “AT GÖZLÜĞÜ”. AT GÖZLÜĞÜ mü taktım…
    Peki şimdi ne mi yapıyorum?
    TABİKİ BAŞARILI BİR TRADİNG YAPIYORUM.
    POZİSYONUMMU?
    sadece bekliyorum.

  3. admin tarafından 05 Şubat 2010 01:49 tarihinde 

    ÇOK ŞIK BİR YAZI
    Sn.Dr.Hasan Bilgin bey’e teşekkür ederiz;

    Abbasi hükümdarlarından Harun Reşit’in kardeşi Behlül Dane varmış. Harun Reşit günün birinde sefere giderken yerine kardeşini vekil bırakır. Eline de büyük bir miktar para bırakır. Ben yokken insanlardan ihtiyaç duyanlara bundan verirsin der. Kardeşi gittikten sonra Behlül düşünür taşınır, sonunda şehrin bütün zenginlerini sarayda özel bir yemeğe davet eder. Ziyafetten sonra kardeşinin bıraktığı parayı da onlar arasında zenginlikleri nisbetinde yani daha zengine daha fazla para olacak şekilde dağıtır. Harun Reşit geri döner. Parayı ne yaptığını sorar. Behlül de zenginlere dağıttığını söyler. Kardeşi sen ne yaptın diye çıkışınca da Behlül, masum bir şekilde, baktım ki der Allah onlara vermiş, fakirlere vermemiş, ben de O daha iyi bilir diye düşündüm ve parayı zenginlere dağıttım diye cevap verir.
    Yeni yıla bu şekilde giriş yapmış olduk. Kazanabilen herkese yine bol kazançlar diliyorum.
    Kaynak: http://hbilgin.wordpress.com/haftalik-stratejiler-borsa-vob/

  4. admin tarafından 15 Şubat 2010 04:03 tarihinde 

    YENİ FAALİYETLERİMİZ;

    Şirketiniz ne iş yaparsa yapsın, sizi müşterilerinize iphone dan ulaştıralım. Ürünleriniz ne olursa olsun, isteğinize özel olarak sizin için hazırlayacağımız iphone program ve uygulamalarımızla, satışlarınız ve hedef kitlenize daha isabetli ve kolay ulaşsın. Büyüklerin arasında sizde yerinizi alın ve çağın gerisinde kalmayın. Siz hayal edin, biz yapalım.

    Oto galerisimisiniz.?

    2. el Otomotiv alım satımı yapan galerinizmi var.?

    Emlakçımısınız.?

    Müstakil Ev, villa, daire, iş yeri, arsa, arazi, yat, tekne, veya elektronik eşya kiralıyor veya satıyormusunuz.?

    Yoksa giyim üzerine seçkin bir mağazanız mı var.?

    Su istasyonumusunuz.?

    Mühendislik büronuzmu var.?

    internet siteniz veya bloğunuz varda, içeriğiniz’in an an tek tık ile iphone kullanıcıları tarafından izlenebilmesinimi istiyorsunuz.?

    Lüx bir lokantanız var ve her günün menülerini anlık olarak tanıtmak, ulaştırmakmı istiyorsunuz.?

    Restaurantınızı, müthiş yemeklerinizi resimleri ile tanıtıp cazibesini arttırırken, aynı zamanda da rezervasyonunda tek tık ile iphone programı üzerinden yapılabilmesinidemi istiyorsunuz.?

    Restaurant veya evlere servis yapan kendi küçük ama boyu büyük büfeniz veya lokantanızmı var.?

    VIP araç mı kiralıyorsunuz.?

    Güvenlik sistemleri veya VIP yakın koruma hizmetimi veriyorsunuz.?

    Kısaca her ne iş veya ne sektörde olursanız olun. Siz isteyin, hayal edin, biz gerçekleştirelim.!

    http://www.iphoneprogramstore.com/ sitemiz.


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!